Antalya Altın Portakal Film Festivali, ulusal ve uluslararası uzun metrajlı bölümlerindeki heyecanlı yarışmalarla sona yaklaşıyor. Sinemaseverlerin en yeni yerli yapımları ve dünya sinemasının seçkin örneklerini takip ettiği bu süreçte, Antalya halkı da üretken sinema insanlarıyla yüz yüze gelme fırsatı buluyor. Festival programının Cuma günü tamamlanmasıyla birlikte, hem Ulusal Hem de Uluslararası Yarışma’da son filmler ekrana yansıdı. Belgeseller, kısa filmler ve öğrenci prodüksiyonlarının yanı sıra yarışma dışı gösterimler de şenliğin atmosferine katkı sağladı.

Bekle Bizi Brüksel’de Gerçek Hayattan Esintiler

Ulusal Yarışma’nın son filmi olan “Bekle Bizi Brüksel”, Atatürk Kültür Merkezi Aspendos Salonu’nda büyük bir ilgiyle karşılandı. Filmin yönetmeni Necmi Sancak ile sanat yönetmeni Zeynep Koloğlu; Sermet Yeşil, Caner Cindoruk, Hande Doğandemir, Tekin Ezgüten, Cem Sürgit, Uğur Uzunel, Deniz Dumanlı ve Emre Bulut gibi güçlü kadronun katılımıyla soru-cevap oturumuna katıldı. Seçim gecesinde Ankara-İstanbul seferini yapan uçakta yaşanan kaotik olayı kurgulayan yapım, hayali bir senaryo üzerinden toplumsal manzaraya ışık tutuyor.

Yönetmen Sancak, filmin ilham kaynağından bahsederken yakın arkadaşıyla yaşadığı o çalkantılı anları hatırlattı. Arkadaşının kaçırıldığını sanarak ağlarken, aslında kitabını tanıtmak için uçağa bindiğini öğrenmelerinin ardından ortaya çıkan absürt durum, “Peki ya haberlere düşseydi?” sorusunu doğurmuştu. Oyuncu Caner Cindoruk ise hikayenin özgünlüğünü vurgulayarak, yıllardır böyle bir senaryo okumadığını belirtti. Kara mizah türündeki çalışmada, sınırların ne kadar ince olduğunu ve toplumun gerilimli dönemlerdeki psikolojisini ele aldıklarını ifade etti. Ayrıca, filmin setinde oyuncuların yaratıcılığına açık olduklarını belirten Sancak, diyalogların büyük bölümünün improvizasyonlarla şekillendiğini ve kurgunun orijinal tasarımdan oldukça uzaktığını dile getirdi.

Tunis’ten Gelen Hüzünlü Ama Güçlü Bir Hikaye

Uluslararası Yarışma kapsamında seyircinin beğenisine sunulan “13. Raunt” (Round 13), Tunuslu yönetmen Muhammed Ali Nahdi’nin imzasını taşıyor. Yaşlı boksörün, oğlunun tedavisi için mücadele etmesini konu alan film, gösterim sonrası yönetmen ve oyuncu Afif bin Mahmud’un katılımıyla değerlendirildi. Nahdi, filmin fikrini bir devlet hastanesinde tanıştığı bir aileden aldığını ve onların mücadelesinin kendisinden etkilenmediğini, aksine ilham verdiğini anlattı.

Afib bin Mahmud, canlandırdığı karakterle kendi kişiliği arasında net çizgiler çektiğini belirtti. Ayrımı yapamadığı takdirde performansının bozulacağını savunan yetenekli oyuncu, özellikle çocuk yıldızın olağanüstü zekası ve yeteneği üzerine övgüler yağdırdı. Seyirciden gelen bir yorum üzerine yönetmen Nahdi, babaların kriz anlarında ailelerinden kopma eğiliminin genel bir gerçeklik olduğunu, ancak filmin kahramanının bu döngüyü kırarak unutulmaz bir duruş sergilediğini vurguladı. Kendisinin de aynı durumda ailesini terk etmeyeceğini ekledi.

Çakallarla Dans Serisi Yeni Macerasıyla Ekranda

Festivalin Gala Gösterimleri kapsamında vizyona giren “Şututgart Çıkarması”, “Çakallarla Dans” serisinin sekizinci üyesi olarak dikkat çekti. Yönetmen Murat Şeker, senarist Ali Tanrıverdi ve başrol oyuncuları Şevket Çoruh, Didem Balçın, Tim Seyfi, Timur Acar ve Hakan Bilgin’in hazır bulunduğu etkinlikte, serinin 16 yıllık yolculuğu masaya yatırıldı. Şeker, ilk filmden bu yana değişen toplumsal ve bireysel dinamiklere değinerek, eskisine göre daha temkinli bir yaklaşım içinde olduklarını itiraf etti. Ancak serinin güldürmeye devam etme hedefinin hala canlı olduğunu belirtti.