63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, belgesel, kısa film ve öğrenci yapımlarıyla zirveye tırmanıyor. Cuma günü düzenlenen programda Ulusal Belgesel Yarışması ve Özel Gösterimler kapsamında sekiz farklı yapım izleyiciyle yüz yüze geldi. Ayrıca festivalin bu yıl üçüncü kez düzenlediği Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nın ikinci seçkisi de salonlarda yer aldı.

Sinema Setinden Maden Ocağına: Bir Yaşam Dönüşümü

Ulusal Belgesel Yarışması'nın ilk gösterimi olan "Mükellef" filminin ardından yönetmen Arda Sarıgün, yapımcı Mehmet Erkmen ve film ekibi seyircinin sorularını yanıtladı. Zonguldaklı olan yönetmen, belgeselin aslında kendi kendine şekillendiğini belirterek, maden işçileriyle kurulan sohbetlerin projenin omurgasını oluşturduğunu ifade etti. Belgeselin en çarpıcı unsuru ise katılımcılardan Akın Ertürk’ün geçmişteki kimliği oldu. Eski bir kamera asistanı olan Ertürk, düzensiz çalışma saatleri ve maaş sorunları nedeniyle sinema sektöründen ayrılıp ailesinin mensubu olduğu Zonguldak’a dönerek sekiz yıldır maden işçisi olarak çalıştığını açıkladı.

Kusturica’nın Kameramanı Colin Mounier’in İznik Hikâyesi

Günün diğer önemli belgeseli "Kameram 45 Kilo", Paris'te başlayan sinema serüvenini Türkiye'ye taşıyan görüntü yönetmeni Colin Mounier'in hayatını anlatıyor. Yönetmen Kenan Özer, belgeselin tesadüflerle şekillendiğini dile getirdi. İznik'e taşındıklarında komşuları olan Mounier'i, ünlü yönetmen Emir Kusturica'nın kamerası olarak hatırlayanlar için beklenen 'hasır şapkalı, üretken' insan profilinde karşıladıklarını vurguladı. 70'i aşkın yapımı bulunan Mounier, ilk kez kendini ekranda görmenin duygusunu paylaştı; normalde oyunculara güven veren bir arkadaki figür olduğunu belirtti.

Anadolu'nun Kadim Anneleri ve Kolektif Hafıza

Yarışma dışı özel gösterimde yer alan "Ana’dolu- Bacılar, Bibiler ve Ezeler" belgeseli, Orta Asya şamanlığından günümüze uzanan annelik ritüellerini ve 'bacı, bibi, eze' gibi tabirlerin kökenini inceliyor. Yönetmen Ebru Güzel, Cumhuriyet'in 103. yıldönümünde prömiyer yapmanın anlamlı olduğunu vurgulayarak, cumhuriyeti bir kadın devrimi olarak nitelendirdi. Belgeseldeki 'el almak' kavramının, kıyafet nakışlarına kodlanmış kolektif hafızayı temsil ettiğini anlatan uzmanlar, Anadolu kadınının giysilerindeki sembollerin mikrokozmos ve makrokozmos arasındaki ilişkiyi nasıl yansıttığını detaylandırdı.

Uluslararası Başarılar ve Kısa Film Trajedisi

Berlinale'de Ekümenik Jüri Ödülü kazanan "River Dreams" belgeseli de festivalde dünya prömiyerini gerçekleştirdi. Kazakistanlı yönetmen Kristina Mikhailova, Türk seyirciler için sürpriz unsurlar barındıran filmde, nehir kenarındaki kadınların kendilerini su olarak tanımlamalarını istediklerini söyledi. Kısa film kategorisinde ise "Süpermen Bozkıra Düştü" adlı trajikomik yapımla izleyicilerle buluştu. Süpermen kostümüyle para kazanmaya çalışan Kâzım'ın hikâyesini anlatan film, sektörün çaresizliklerine daire vuruyor.