Görünüş Yanıltıcı Olabilir
Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Aydın, doğadan toplanan mantarların tüketilmesinin hayati riskler taşıdığını vurguladı. Özellikle sonbahar ve ilkbahar aylarında nemli hava koşullarının artmasıyla birlikte mantarların hızla büyüdüğünü belirten uzman, halkın bu dönemlerde topladığı mantarlar nedeniyle her yıl zehirlenme vakalarının yaşandığını ifade etti. Aydın, görünüme, renge veya kokuya bakarak zehirli ile yenilebilir türleri ayırt etmenin imkansız olduğunu belirtti.
Belirtiler Gecikebilir, Pişirme İşe Yaramaz
Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin zamanlamasının türüne göre değiştiğini anlatan Prof. Dr. Aydın, bazı durumlarda şikayetlerin 30-45 dakika içinde ortaya çıkabildiğini ancak ölümcül olabilen türlerde bu sürenin 16 saatten 19 saate hatta 14 güne kadar uzayabileceğini kaydetti. Köygöçüren mantarı olarak bilinen Amanita phalloides türünün karaciğer yetmezliğine yol açtığını dile getiren Aydın, zehrin pişirme veya konserve yapma yöntemleriyle ortadan kalkmadığını, toksik etkilerin devam ettiğini savundu.
Aynı Bölgede Farklı Türler Yetişebilir
Daha önce güvenli olduğu düşünülen bir bölgede sonraki yıllarda farklı ve zehirli mantar türlerinin yetişebileceğine dikkat çeken uzman, aynı alanın her yıl aynı mantarları üretmediğini hatırlattı. Çocukların vücut ağırlıklarının düşük olması nedeniyle yetişkinlere göre daha ağır hasar alabileceklerini belirten Prof. Dr. Aydın, vatandaşları doğadan mantar toplamak yerine marketlerdeki kültür mantarlarını tercih etmeye davet etti.




