Kaspersky'nin Siber İhlal Analizi ekibi tarafından yayımlanan son rapor, birçok kuruluşun siber güvenlik olaylarını zamanında tespit edemediğini gözler önüne seriyor. Bu durumun temel nedenleri arasında reaktif güvenlik yaklaşımları, yetersiz izleme süreçleri ve operasyonel aksaklıklar bulunuyor. İncelenen vakaların %31'inde siber saldırganlar, şirket sistemlerinde üç aydan daha uzun bir süre boyunca gizlice faaliyet gösterdi. Özellikle kritik öneme sahip ihlallerin %52'si, 90 günden fazla bir süre sonra ancak ortaya çıkarılabildi. Raporda belirtilen en eski saldırının ise tam dört yıl boyunca tespit edilemediği belirlendi.

Güvenlik Açıklarının Temel Nedenleri

Rapora göre, izleme araçları ve denetim mekanizmalarının tek başına yeterli olmadığı görülüyor. Tespit edilen vakaların %20'si manuel yöntemlerle belirlenirken, işletmelerin %60'ında siber olayların gözden kaçmasının nedeni, mevcut araçlardan yüksek güvenilirlikli uyarıların alınamaması oldu. Bu durum, otomatik güvenlik araçlarına aşırı bağımlılığı ve bu araçların her zaman etkili şekilde yapılandırılmadığını veya izlenmediğini gösteriyor. Ayrıca, birçok kurum için yedekleme sistemleri kritik bir kör nokta oluşturuyor. Tüm web shell'lerin (zararlı betikler) %40'ı yedeklerde fark edilmeden barınıyordu. Bu durum, ilk müdahale sonrası sistemler yedeklerden geri yüklenirken zararlıların yeniden aktifleşmesine yol açabiliyor. İletişim kopuklukları da vakaların gözden kaçmasına neden oluyor; siber ihlal analizlerinin yaklaşık üçte biri (%32), kurum içi onay mekanizmalarındaki eksiklikler veya personel değişiminden kaynaklanan bilgi kaybı gibi iç iletişim sorunlarını işaret ediyor.

Siber Güvenlikte Proaktif Yaklaşım Şart

Kaspersky Compromise Assessment uzmanı Amged Wageh, kurumların sadece dış tehditlerle değil, aynı zamanda altyapılarında gizlenen iç tehditlerle de karşı karşıya olduğunu ve siber ihlal belirtilerinin her zaman açık olmayabileceğini belirtiyor. Wageh, proaktif güvenlik denetimlerinin, saldırıları erkenden fark etme olasılığını artırdığını ve düzenli, bağımsız üçüncü taraf değerlendirmelerinin beklenmedik kritik olayları azaltarak genel risk duruşunu iyileştirebileceğini vurguluyor. Kaspersky, kurumların tehdit algılama sistemlerini denetlemesini, düşük güvenilirlikli alarmları inceleyecek ekipler kurmasını, 7/24 izleme mekanizmaları oluşturmasını, zafiyet yönetimi süreçlerini gözden geçirmesini, güvenlik farkındalığı eğitimlerini güncellemesini ve teknik müdahale planlarını düzenli olarak tatbikatlarla test etmesini öneriyor.