Aydın, kuru incir sektörünün tüm paydaşlarını “İncir Zirvesi”nde bir araya getirerek, Türkiye'nin önemli döviz kaynaklarından biri olan kuru incirin ihracat yolculuğunu güvence altına almayı hedefledi. 2026/27 sezonu öncesinde gerçekleşen bu kritik zirvede, yıllık 400 milyon dolarlık ihracat geliri sağlayan kuru incirin üretim ve pazar sorunları ile çözüm önerileri masaya yatırıldı.

Aydın Valisi Dr. Osman Varol başkanlığında, İncir Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Sarılop Toplantı Salonu’nda düzenlenen zirve, kamu kurumları, yerel yönetimler, üretici temsilcileri, oda ve borsalar, araştırma kuruluşları ve ihracatçıları ilk kez bu denli geniş bir katılımla bir araya getirdi. Toplantıya Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, milletvekilleri, kamu temsilcileri ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gabay başta olmak üzere sektörün önde gelen isimleri katılım sağladı. Zirvede, kuru incirin yalnızca bir tarım ürünü değil, aynı zamanda Aydın’ın binlerce yıllık mirasından gelen milli bir değer olduğu ortak mesaj olarak vurgulandı.

Kalite Zinciri Üretimden Başlamalı

Zirvede öne çıkan en güçlü mesaj, kuru incirde sürdürülebilir ihracatın temelinin üretim aşamasında atıldığı oldu. Ürünün bahçeden itibaren doğru yöntemlerle kurutulması, seçilmesi, ayıklanması, sağlıklı koşullarda depolanması ve riskli ürünlerin erken aşamada ayrıştırılması gerektiği belirtildi. Sektör temsilcileri, kalitenin sadece ihracat noktasında yapılan kontrollerle sağlanamayacağını, üretici, tüccar, işletme ve ihracatçı zincirinin her halkasında aynı kalite bilincinin yerleşmesinin kritik önem taşıdığını ifade etti.

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gabay, Türkiye'nin kuru incirdeki dünya liderliğini korumanın tüm tarafların ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Gabay, “Kuru incirde liderliği korumanın yolu kaliteyi bahçeden başlatmaktan geçiyor. Sağlıklı ürünle riskli ürünün erken ayrıştırılması hem üreticimizin emeğini korur hem ihracatımızı güçlendirir hem de ülkemizin marka değerini yükseltir.” dedi. Toplantıda, aflatoksin kontrollerinin üretici ve ilk alım aşamalarında güçlendirilmesinin önemi üzerinde duruldu. Erken kontrol mekanizmalarının yaygınlaştırılmasıyla ürünün güvenli ve katma değerli şekilde ekonomiye kazandırılabileceği belirtildi.

Milli Servet Bilinci ve Yeni Yaklaşımlar

Toplantı sonunda Gabay, önceliklerinin üretimden ihracata uzanan değer zincirini güçlendirmek ve sektörün sahada yaşadığı sorunları Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'ya iletmek olduğunu belirtti. Ayrıca, ortalama esaslı analiz yöntemlerinin uygulanması, geri dönen ürünlerin yeniden ihracatına imkan sağlanması, mobil UV lambası desteğinin yaygınlaştırılması ve uygun limitlere sahip ülkelere sevkiyat yapılabilmesinin önünün açılması gibi konuların sektörün öncelikli beklentileri arasında yer aldığını kaydetti. Kuru incirin milli servet olduğu bilinciyle, temel hedefin ürünü kaybetmek değil; doğru kontrol, doğru ayıklama ve doğru pazar yönetimiyle üreticinin emeğini, ihracatçının ticari gücünü ve ülkenin marka değerini korumak olduğu vurgulandı.

Aydın Valisi Dr. Osman Varol ise çözümün çok aşamalı bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini ifade etti. Varol, yerelde üretici ve depo koşullarının iyileştirilmesi gibi adımların hızla uygulanmasını, mevzuat gerektiren konuların ilgili bakanlıklar nezdinde takip edilmesini ve uluslararası platformlarda Türkiye’nin kuru incirdeki üretim gerçeklerinin güçlü biçimde anlatılmasını istedi. Zirvede, kuru incirin doğal, besleyici, lif açısından zengin ve sağlıklı bir Anadolu ürünü olduğu vurgulanarak, sağlık faydalarının tüketiciye daha güçlü anlatılması gerektiği de önemli bir çıktı olarak kaydedildi.