Yedi farklı disiplini bir araya getiren Castello Fontana, Çeşme'de yerel halkla bütünleşmiş bir yaşam modeli sunmayı hedefliyor. Proje, bölgedeki istihdamı artırmanın yanı sıra çiftçiler, üreticiler ve esnafla güçlü bir ekosistem kurarak yerel ekonomiyi canlandırmayı amaçlıyor. Aynı zamanda, Çeşme'nin turizm kalitesini yükselterek uluslararası markaları bölgeye çekme potansiyeli taşıyor.
Çeşme Halkından Tam Destek
Castello Fontana projesinin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Halkın Katılımı Toplantısı, Çeşme sakinlerinin projeye gösterdiği güçlü sahiplenmeyi ortaya koydu. Çeşmelilerin projeye olan ilgisi, Castello Fontana'nın bölgenin yerel değerlerini koruma, turizmi daha nitelikli bir seviyeye taşıma ve Çeşme için sürdürülebilir bir kalkınma modeli oluşturma hedeflerinin ne kadar doğru bulunduğunu gösterdi.
Arıkan Proje Geliştirme A.Ş. Proje Geliştirme ve Hukuk Danışmanı Habip Arıkan, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Castello Fontana Deneyimsel Turizm ve Yaşam Merkezi projemize Çeşme halkının göstermiş olduğu destek bizler için çok kıymetli” ifadelerini kullandı. Arıkan, Anantara Retreat Çeşme yatırımının duyurulmasından bu yana birçok Çeşmeli'nin projeye ilgi gösterdiğini, yerel halkla istihdam, sürdürülebilir kalkınma modeli ve esnafla kurulacak ekosistem üzerine derin sohbetler gerçekleştirdiklerini belirtti. Arıkan, projenin temel yaklaşımının yerel halkla bütünleşik bir yaşam modeli üzerine kurulu olduğunu vurgulayarak, dünya genelinde gelişen deneyim odaklı seyahat anlayışının Çeşme için büyük bir fırsat olacağını ekledi.
Habip Arıkan, ÇED Halkın Katılımı Toplantısı'ndaki halk desteğinin önemine değinerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Kıymetli Çeşme halkının bu toplantıda projemize gösterdiği destek, Çeşme için ne kadar doğru bir yatırım yaptığımızın göstergesidir. Çeşme halkı, projenin kendilerine neler kazandıracağını anlamış; projenin yedi ana disiplinini ve felsefesini özümsemiştir. Sanat, kültür, tarım, gastronomi, turizm, eğitim ve sağlık ana başlıklarında toplanan bu felsefe, dünyada eşi benzeri olmayan bir yaklaşımla ilk kez ülkemiz turizminin göz bebeği Çeşme’mizde hayata geçecektir. Çeşme halkıyla el ele yürüyeceğimiz bu yolculukta, onların desteğiyle Anantara gibi birçok uluslararası markayı Çeşme turizminin kalitesini yükseltmek adına bu topraklara kazandıracağız. Bizler Çeşme’nin ve İzmir’in yaklaşık 400 yıldır evlatlarıyız ve bu topraklara sevdalıyız.”




