Türkiye, müşteri deneyimi yönetimi alanındaki ileri teknoloji kullanımı ve yapay zeka yatırımları sayesinde markaların rekabet gücünü artırırken, aynı zamanda Avrupa pazarına yönelik bir hizmet ihracat üssü konumuna yükseliyor. Günümüzde yaklaşık 11 bin müşteri iletişim merkezi temsilcisi yabancı dillerde hizmet sunmakta olup, bu sayı sektördeki toplam çalışanların yüzde 6'sını oluşturmaktadır. Başta Almanya, Hollanda ve İngiltere gibi Avrupa ülkelerine yönelik sunulan yabancı dilde hizmetler, Türkiye'nin bu alandaki nitelikli insan kaynağı ve stratejik yatırımlarıyla güçlenmektedir.
Mükemmel Müşteri Deneyimi Ekonomiye Katkı Sağlıyor
Müşteri deneyimi yönetiminin günümüz rekabet ortamında şirketler için kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan MDYD Yönetim Kurulu Başkanı Banu Hızlı, ürün ve hizmet farklılıklarının azalmasıyla birlikte, müşteri deneyiminin markalar için belirleyici bir faktör haline geldiğini belirtti. Hızlı, dernek olarak Türkiye'yi müşteri deneyimi yönetiminde önde gelen bir merkez yapma misyonunu benimsediklerini ifade etti. Bu doğrultuda uluslararası derneklerle iş birlikleri geliştirildiğini ve özellikle Almanya gibi ülkelerdeki iş gücü ve bilgi birikimi eksikliğini Türkiye'nin gelişmiş ürün ve hizmetleriyle karşılama potansiyelinin değerlendirildiğini aktardı. Mükemmel müşteri deneyiminin verimliliği ve kaliteyi artırırken kaynak israfını engellediğini, bunun da ülke ekonomisine önemli katkılar sağladığını dile getiren Hızlı, iş gücüne ihtiyaç duyan ülkelere hizmet sunmanın kendileri için büyük bir değer taşıdığını ve bu ihtiyaçların Türkiye için bir fırsata dönüştüğünü ekledi.
Yapay Zeka İnsan Gücünü Değerli Alanlara Yönlendiriyor
Yapay zeka teknolojilerinin müşteri deneyimi yönetimi stratejilerinin merkezinde yer aldığını belirten Hızlı, bu teknolojilerin müşteriyle etkileşimde sorunları çözerek insan gücünü desteklediğini ve bilgiye erişimi kolaylaştırdığını açıkladı. Yüz binlerce çalışanın görev aldığı ekosistemde, planlama, kalite ölçümü ve proaktif eylemlerde yapay zekanın öncü bir rol üstlendiğini ifade etti. Günümüzde kullanılan birçok yapay zeka uygulamasının eski teknolojilere dayandığını ancak gelecekte insan gibi düşünebilen ve aksiyon alabilen yeni nesil yapay zeka sistemlerinin daha yaygın hale geleceğini belirten Hızlı, bu teknolojik dönüşümün istihdamı azaltmak yerine insan gücünü daha katma değerli alanlara yönlendireceğini vurguladı.




