Antalya Büyükşehir Belediyesi, Boğaçayı'nın ekolojik dengesini muhafaza etmek ve suyun sağlıklı akışını temin etmek amacıyla kapsamlı temizlik faaliyetlerini sürdürüyor. Bu çalışmalar, özellikle “Caretta” ve “Mavi Yengeç” adı verilen modern sucul ot kesme makineleri kullanılarak su yüzeyindeki bitki yoğunluğunu azaltmaya odaklanıyor. Böylece Boğaçayı'nın doğal yapısı korunurken, su akışının da kesintisiz devam etmesi hedefleniyor.
Sucul Bitkiler Düzenli Olarak Temizleniyor
Büyükşehir Belediyesi Deniz ve Kıyı Yapıları Şube Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, Boğaçayı'nda artan sucul bitki popülasyonunu düzenli olarak temizliyor. Özellikle yaz döneminde su seviyesinin düşmesiyle birlikte yayılımı hızlanan bu bitkiler, suyun doğal hareketliliğini ve akışını olumsuz etkileyebiliyor. Gerçekleştirilen titiz temizlik çalışmaları sayesinde, su yüzeyindeki bitki birikimi kontrol altına alınarak suyun daha sağlıklı bir şekilde akması sağlanıyor. Ekipler, sadece bitki temizliğiyle kalmayıp, Boğaçayı'nın genel durumunu da sürekli gözetim altında tutarak gerekli noktalara anında müdahale ediyor.
Deniz ve Kıyı Yapıları Şube Müdürlüğü Sucul Ot Kesme Makinesi Operatörü Tarık Maydos, çalışmaların genellikle sabahın erken saatlerinde başladığını ve vatandaşların rahatsız olmamasına özen gösterildiğini ifade etti. Maydos, “Boğaçayı'nda yüzeyde oluşan sucul otları ve doğal yaşama zarar verebilecek atıkları temizliyoruz. Otların denize ulaşmasını engellemek amacıyla çayın denize açılan kısmına üç adet bariyer yerleştirdik. Belirli bir yoğunluğa ulaşan otlar, kepçelerle kamyonlara yüklenerek alandan uzaklaştırılıyor; bu miktar, yoğunluğa bağlı olarak bir veya iki kamyonu bulabiliyor” şeklinde konuştu.
Doğal Yaşam Alanları Koruma Altında
Maydos, temizlik operasyonları sırasında doğal yaşamın korunmasına büyük bir hassasiyet gösterildiğini vurguladı. “Boğaçayı, göçmen kuşlar için önemli bir durak noktasıdır. Bu nedenle kuşların bulunduğu bölgelerde temizlik yapmıyoruz. Aynı şekilde balıkların üreme ve çoğalma alanlarını da titizlikle koruyoruz. Tüm çalışmalarımızı, ekosisteme zarar vermeden ve doğal yaşamı gözeterek sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı. Bu yaklaşım, Boğaçayı'nın sadece su kalitesini değil, aynı zamanda biyoçeşitliliğini de güvence altına almayı amaçlıyor.




