Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlanan son yönetmelik, özellikle sosyal medya platformlarında ve bazı haber kaynaklarında farklı yorumlara neden oldu. Kamuoyunda “hobi bahçelerine izin çıktı” veya “bağ evi yapımı kolaylaştı” şeklinde dolaşan bilgiler, Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Üyesi Ziraat Mühendisi Şükrü Cem Akçay’a göre gerçekleri yansıtmıyor ve ciddi bir bilgi kirliliği oluşturuyor.
Yönetmelik Kapsamı ve Yanlış Algılar
4 Ağustos 2026 tarihinde Resmî Gazete’de duyurulan “Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”, özellikle “hobi bahçelerinin serbest bırakıldığı” yönündeki paylaşımlarla geniş yankı buldu. Ancak Ziraat Mühendisi Akçay, bu yorumların gerçeği yansıtmadığını ve düzenlemenin kapsamının yanlış anlaşıldığını vurguladı. En çok yanlış anlaşılan konulardan biri de arazi büyüklüğü oldu. Kamuoyunda 5 dönümden 2 dönüme düşürüldüğü şeklinde yorumlanan değişikliğin aslında 5 hektardan 2 hektara düşürüldüğünü belirten Akçay, “5 hektar 50 dönüm, 2 hektar ise 20 dönümdür. Dolayısıyla yapılan değişiklik 20 dönümün altındaki tarım arazilerine yapılaşma izni verildiği şeklinde yorumlanamaz” açıklamasında bulundu.
Akçay, yönetmeliğin hobi bahçeleri konusunda herhangi bir serbestlik getirmediğini kesin bir dille ifade etti. Tarımsal amaçlı yapıların hangi koşullarda inşa edileceğinin mevcut mevzuatta zaten açıkça belirtildiğini hatırlatan Akçay, “Hobi bahçeleri bu kapsamda yer almıyor. Aynı şekilde ticari amaçla yapılan turistik bungalovlar da bu düzenleme kapsamında değerlendirilmiyor. Yönetmelik, tarım arazilerinin bölünerek hobi bahçelerine veya kaçak yapılaşmaya açılmasına kesinlikle izin vermiyor” dedi. Ayrıca, arazi büyüklüğündeki değişikliğin tek başına yapılaşma hakkı anlamına gelmediğinin altını çizen Akçay, izinsiz bağ evi, bungalov ve benzeri yapılar için mevcut yaptırımların devam ettiğini belirtti. Mevcut mevzuata göre, tarım arazilerine izinsiz yapı yapanlara idari para cezaları uygulanırken, elektrik, su ve doğal gaz abonelikleri bağlanamıyor ve kaçak yapılar hakkında yıkım süreçleri işletiliyor.
Tarım Arazilerinin Korunmasında Ortak Akıl Vurgusu
Şükrü Cem Akçay, tarım topraklarının korunmasının sadece yasal düzenlemelerle değil, aynı zamanda kurumlar arasında güçlü bir iş birliğiyle mümkün olacağını dile getirdi. İmar ve tarım birimleri başta olmak üzere meslek odaları, ticaret kuruluşları ve sivil toplum örgütlerinin ortak hareket etmesinin önemine dikkat çeken Akçay, verimli tarım arazileri korunurken üreticinin de üretimde kalmasını sağlayacak sürdürülebilir politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Akçay, “Toprak, tarım, inşaat, turizm ve sanayi birbirinin rakibi değil, doğru planlandığında birbirini besleyen alanlardır. Tarım arazilerini korurken kalkınmayı da sürdürülebilir şekilde planlamak mümkündür” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.




