Milliyetçi-Ülkücü camianın önemli isimlerinden, geçmiş dönem İstanbul Ülkü Ocakları Başkanlığı ve MHP eski MYK üyeliği görevlerinde bulunmuş Erdem Karakoç, geleneksel dostlar iftarını bu yıl Topkapı Suriçi Sosyal Tesisleri'nde düzenledi. Tarihi surların gölgesinde gerçekleşen bu özel buluşmaya, ülkücü camiadan çok sayıda davetli katıldı; tesisler misafirleri ağırlamakta zorlandı.
İftar sofrası, Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş'in sesinden dinlenen oruç duasıyla açıldı. Yemeğin ardından bir konuşma yapan Erdem Karakoç, birlik ve beraberliğin Türk milleti için taşıdığı yaşamsal öneme vurgu yaptı. Karakoç, Ülkücü hareketin milli ve manevi değerlere bağlılığını dile getirerek, bölücülüğe ve emperyalist yaklaşımlara karşı duruşlarını net bir şekilde ifade etti. Konuşmasında, “Ne Kafkaslımızı, ne Balkanlımızı, ne Güneydoğulumuzu ne de Kuzey Afrikalımızı ayrı görmedik. Birlikten yana olduk. Devleti bu birlikle kurduk” ifadelerini kullandı. Günümüzdeki mücadelenin sağ-sol ayrımı yerine, mandacı zihniyetle Türk milleti arasında yaşandığını belirtti.
Başbuğ'un Mirası ve Fikir Adamları
Karakoç, kendilerini Başbuğ Alparslan Türkeş'in yetiştirdiği bir nesil olarak tanımladı. Mümtaz Turhan, Erol Güngör ve Seyit Ahmet Arvasi gibi önemli fikir adamlarının eserlerini okuyarak mücadelelerinin temelini kavradıklarını, dost ve düşman ayrımını iyi öğrendiklerini ifade etti. “Türk milliyetçileri her türlü mandacı ve art niyetli girişimlere izin vermemiştir, vermeyecektir. Ülkücü, her zaman her şartlarda davasına sevdalıdır. Ayrıca. Batı'dan destek alan Türk düşmanı, Firavunca planları da bozmuştur yine bozacaktır” sözleriyle kararlılıklarını yineledi. Karakoç, konuşmasının sonunda iftar programına katılan tüm dostlarına teşekkürlerini sunarak, birlik ve beraberliğin daim olması temennisinde bulundu. Yaklaşan Kadir Gecesi ve Ramazan Bayramı'nı da kutlayarak, mübarek günlerin önemine bir kez daha dikkat çekti. Bu geleneksel iftar yemeği, Ülkücü hareketin birlik ruhunu yaşatma kararlılığının bir göstergesi olarak kayıtlara geçti.




