Çocukluk yıllarından itibaren şiir ve şarkı sözleri kaleme alan Seda Ergün, uzun süre ertelemek zorunda kaldığı müzik tutkusunu yapay zekâ destekli üretim araçlarıyla yeniden canlandırdı. Kendi kurduğu SedAI Studio aracılığıyla kişisel arşivini dijital müzik eserlerine dönüştüren Ergün, artık söz yazarlığının ötesine geçerek kalıcı bir bağımsız müzik yapımcılığı alanı oluşturmayı hedefliyor. Ergün'ün müzikle olan derin bağı, henüz konuşmaya başladığı yaşlara dayanıyor. Bir yaşında konuşmaya başlayan ve yaklaşık on sekiz aylıkken şarkı söylemeye başlayan Ergün, çocukluğunu evde, sokaklarda ve toplu taşıma araçlarında çevresindekilere mini konserler vererek geçirdi. İlkokulda sınıf arkadaşlarının ve öğretmenlerinin dikkatini çeken müzik yeteneği, konservatuvar eğitimi alması yönünde tavsiyelere yol açsa da, ailesinin bu seçeneğe sıcak bakmaması nedeniyle erken yaşta profesyonel müzik eğitimi alamadı. Ancak müzik, hayatının hiçbir döneminde tamamen sessiz kalmadı.
Uzun Bir Aradan Sonra Müzikle Yeniden Buluşma
Lise yıllarında okul kantininde ve sınıflarda şarkılar söylemeye devam eden Seda Ergün, üniversite döneminde Beşiktaş Musiki Cemiyeti'nde solfej ve repertuvar dersleri aldı. Üniversite eğitiminin ardından profesyonel hayatını turizm ve organizasyon sektörlerinde sürdürdü. Evlenip bir kız çocuğu sahibi olmasıyla birlikte kendi müzik çalışmaları için ayırabildiği zaman kısıtlandı. Buna rağmen şiir, hikâye ve şarkı sözü yazmaktan vazgeçmedi. Müzikle kurduğu bağı bu süreçte sadece kendi üretimiyle değil, kızının müzik eğitimi aracılığıyla da sürdürdü. Kızını müzikle büyüten Ergün, onun çellist olarak yetişme sürecinde yıllarca notalar ve klasik müzik repertuvarı içinde yaşadı. Kızının lise eğitiminden sonra besteciliğe yönelmesi ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı sınavlarına hazırlanması, anne ve kız için yoğun bir çalışma dönemini başlattı. Bu süreçte Seda Ergün, kızıyla birlikte kulak çalışmaları yaptı, müzik tarihi üzerine araştırmalar yürüttü ve konservatuvar eğitimini yakından takip ederek kendi müzikal bilgisini de derinleştirdi.
Yapay Zekânın Kapılarını Aralayan Dönüşüm
Seda Ergün'ün müzik dünyası, sadece Türkçe pop veya güncel popüler türlerle sınırlı değil. Yıllarca farklı kültürlerin müzikal anlatılarını araştıran söz yazarı; İran, Azerbaycan, Gürcistan, Orta Doğu ve Ermeni müziklerinin yanı sıra Bizans Kilise Müziği üzerine de yoğunlaştı. Farklı dillerde eserler dinledi, bazılarını ezberledi ve müziğin dünya genelindeki hikâye anlatma biçimlerini inceledi. Bu birikim, onu belirli bir türün sınırları içinde konumlandırmak yerine, farklı kültürlere kulak veren bir dinleyici ve hikâyeleri şarkı sözlerine dönüştüren bir anlatıcı olarak tanımlamasını sağladı. Onun için şarkı yazmak, sadece uyaklı cümleler kurmak değil, yaşanmışlıkları, gözlemleri ve duygusal hafızayı müzikal bir anlatıya dönüştürmek anlamına geliyor. Yıllarca hayalini kurduğu, yazdığı şiir ve hikâyelere şarkılar aracılığıyla hayat verme fikri, profesyonel beste, aranje, kayıt, vokal ve stüdyo süreçlerinin yüksek maliyetleri nedeniyle uzun süre kişisel arşivinde kaldı. Ancak 2025 yılı sonlarına doğru yapay zekâ destekli müzik üretim araçlarını keşfetmesiyle bu durum değişmeye başladı. Ergün, yıllardır biriktirdiği şiirleri ve yeni yazdığı şarkı sözlerini farklı müzikal türlerde denemeye başladı. Yapay zekâyı kendi yaratıcılığının yerini alan bir unsur olarak değil, yazdığı eserlerin nasıl duyulabileceğini keşfetmesini sağlayan yeni bir prodüksiyon aracı olarak kullandı. Şarkı sözlerinin tamamını, bazı eserlerin bestelerini ve yaratıcı konseptlerini üstlenen Ergün, müzikal fikirlerini yapay zekâ destekli altyapılarla geliştirerek kendi bağımsız kataloğunu oluşturmaya başladı. Bu üretim süreci, SedAI Studio'nun da temelini attı.
SedAI Studio Dijital Platformlarda Büyüyor
SedAI Studio adıyla oluşturulan dijital katalogda Türkçe poptan alternatif müzik yaklaşımlarına uzanan çok sayıda çalışma bulunuyor. Projenin YouTube kanalında yayımlanan 200'den fazla içerik, Seda Ergün'ün üretim hacmini ve farklı müzikal anlatım biçimleri üzerine yaptığı denemeleri gözler önüne seriyor. “Neredesin?”, “Sana Rağmen”, “Ellere İnat”, “Şimdi”, “Hani” ve “Nicedir Unuttum” gibi eserler Spotify, YouTube Music ve diğer dijital müzik platformlarında dinleyiciyle buluştu. “En Sevilenler (Remastered)” projesiyle daha önce yayımlanan bazı eserler yenilenmiş ses kalitesiyle yeniden bir araya getirildi. SedAI Studio'nun kataloğu, yapay zekâ destekli müziğin sadece kısa süreli ve anonim içerikler üretmek için değil, belirli bir söz yazarı kimliği ve yaratıcı yaklaşım etrafında düzenli bir eser arşivi oluşturmak için de kullanılabileceğini gösteriyor. Bu yapıda teknolojik araçlar değişse de üretimin merkezinde Seda Ergün'ün yazdığı sözler, hikâyeler, duygular ve müzikal yönlendirmeler yer alıyor. Seda Ergün'ün uzun vadeli hedefi sadece kendi adıyla şarkılar yayımlamak değil. Söz yazarı kimliğiyle profesyonel müzik dünyasında kalıcı bir yer edinmek, eserlerini onları en doğru şekilde yorumlayabilecek sanatçılarla buluşturmak ve yazdığı şarkıların farklı seslerde hayat bulmasını sağlamak istiyor. Ergün ayrıca eserlerinin albüm projelerinde, filmlerde, dizilerde, reklamlarda ve farklı görsel-işitsel yapımlarda değerlendirilmesini hedefliyor. Bu yönüyle SedAI Studio, kişisel bir müzik kanalından zaman içerisinde eser geliştiren ve yeni iş birlikleri oluşturan bağımsız bir yaratım markasına dönüşmeyi amaçlıyor. Seda Ergün'ün gelecek planları arasında kendi sesini geliştirmek de bulunuyor. Şan eğitimi alarak vokal tekniğini ilerletmek ve yazdığı eserlerden bazılarını kendi yorumuyla seslendirmek istiyor.




