Kanserle mücadelede en kritik hedeflerden biri, hastalıklı hücreleri yok ederken çevresindeki sağlıklı dokulara zarar vermemek. Bu alanda umut vaat eden fotodinamik terapi, özel ışığa duyarlı bileşikleri belirli dalga boylarındaki ışıkla etkinleştirerek kanserli hücreleri ortadan kaldırmayı hedefliyor. Işık bazlı tedavi yöntemlerindeki son gelişmeler, geleceğin tıp teknolojileri için büyük potansiyel taşıyor.

Acıbadem Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fabienne Dumoulin liderliğinde düzenlenen “8. Fotodinamik Günü” etkinliği, uluslararası düzeyde önemli bilim insanlarını bir araya getirdi. Konferansta uzmanlar, fotodinamik terapideki son yenilikleri, güncel araştırmaları ve sağlık sektöründeki potansiyel uygulamaları detaylıca ele aldı.

Fotodinamik Terapi: Geleceğin Değil, Bugünün Teknolojisi

Konferans Başkanı Prof. Dr. Fabienne Dumoulin, günümüz tedavi yaklaşımlarında sadece hastalığı iyileştirmenin değil, bunu sağlıklı dokuları muhafaza ederek başarmanın öncelikli olduğunu belirtti. Bu nedenle fotodinamik terapilerin son yıllarda büyük önem kazandığını vurgulayan Prof. Dr. Dumoulin, yakın zamanda Avrupa Fotobiyoloji Derneği (ESP) Yönetim Kurulu'na seçildiğini de ekleyerek, ışık temelli bu tedavi yöntemlerinin artık geleceğin değil, bugünün teknolojisi olduğunu ifade etti. Uluslararası bilimsel iş birliklerinin bu alandaki gelişim için hayati olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Dumoulin, “Fotodinamik terapi, sağlıklı dokuları koruyarak hastalıkları tedavi eden başarılı yöntemlerden biri. Sadece kanser değil, antibiyotik direncine karşı geliştirilen yeni tedavilerde de oldukça umut verici sonuçlar elde ediyoruz” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Fabienne Dumoulin, fotodinamik terapinin çalışma prensibini açıklarken, önce hastalıklı hücrelerde biriken, ışığa duyarlı özel bir ilacın verildiğini ve yalnızca hedef bölgeye uygulanan ışığın bu ilacı aktive ettiğini belirtti. Bu sayede hastalıklı hücrelerin yok edildiğini ve sağlıklı dokuların büyük ölçüde korunduğunu aktardı. Gelecekte ileri görüntüleme sistemleri ve nanoteknolojinin fotodinamik terapinin gelişiminde kilit rol oynayacağını vurgulayan Prof. Dr. Dumoulin, “Gelecekte hastalıkları daha erken teşhis edebilecek, tedaviyi gerçek zamanlı takip edebilecek ve her hasta için en uygun ışık bazlı yaklaşımı seçebileceğiz. Bilim ilerledikçe bu teknolojilerin çok daha fazla hastaya ulaşacağına inanıyoruz. Temmuz 2027’de Acıbadem Üniversitesi’nde düzenlenecek Uluslararası Fotodinamik Derneği (International Photodynamic Association) Dünya Kongresi’nde bu heyecan verici gelişmeler ele alınacak” dedi.

Kişiye Özel Tedavi ve Görüntüleme Desteği

Konferansın önemli konuşmacılarından Harvard Tıp Fakültesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Tayyaba Hasan, fotodinamik terapinin günümüzde kişiselleştirilmiş kanser tedavisinin önemli bir parçası haline geldiğini dile getirdi. Prof. Dr. Hasan, “Kanser tedavisindeki en heyecan verici gelişme, her hastaya aynı tedaviyi uygulamak yerine tümörün özelliklerine göre kişiye özel çözümler geliştirilmesi. Fotodinamik terapi, tümörü seçici olarak hedefleyerek sağlıklı dokuları önemli ölçüde koruyor. Ayrıca, görüntüleme yöntemleriyle birlikte kullanıldığında tedavinin doğruluğunu ve başarısını artırıyor” ifadelerini kullandı. Bilimsel bir keşfin laboratuvardan kliniğe uzanan uzun ve sabır gerektiren sürecine değinen Prof. Dr. Hasan, “Bilim insanları, mühendisler, doktorlar ve sanayi iş birliği yaptığında gerçek dönüşüm gerçekleşiyor. Hastaların yaşamına dokunduğunu görmek ise tüm bu çabanın en büyük karşılığıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Prof. Dr. Tayyaba Hasan, özellikle pankreas ve cilt kanserlerinde görüntüleme destekli tedavilerin büyük avantaj sağladığını vurguladı. “Doktorlar tümörün sınırlarını çok daha net görebiliyor; böylece hem tedavi daha hassas uygulanıyor hem de sağlıklı dokular korunabiliyor. Nanoteknoloji sayesinde ışığa duyarlı ilaçları doğrudan tümör dokusuna ulaştırabiliyoruz. Bu da tedavinin etkinliğini artırırken yan etkileri azaltıyor” şeklinde konuştu.