Son yıllarda obeziteyle mücadelede devrim niteliğinde kabul edilen ve halk arasında 'zayıflama iğneleri' olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca birey için kilo verme hayallerini gerçeğe dönüştürme potansiyeli taşıyor. Ancak bu tıbbi ürünlerin, özellikle sosyal medya yönlendirmesi veya arkadaş tavsiyesiyle, sadece iştah kesici basit bir yöntem gibi algılanması, beklenmedik ve ciddi sağlık risklerini beraberinde getirebiliyor, hatta hayati tehlikelere yol açabiliyor.

Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin, bu ilaçların sadece kilo kaybı hedefine odaklanmadığını, aynı zamanda metabolizma, hormonal denge ve kan şekeri düzenlemesi üzerinde de güçlü etkileri olan tıbbi tedaviler olduğunu belirtiyor. Dr. Çetin'e göre, kontrolsüz kullanım pankreas, safra kesesi ve sindirim sistemi başta olmak üzere birçok organı olumsuz etkileyebilir. Uzman, zayıflama iğnelerinin kullanımında 5 kritik kuralı açıklayarak önemli uyarılarda bulundu.

Uzman Kontrolü Şart!

Dr. Ferhat Çetin, zayıflama iğnelerinin herkese uygun olmadığını vurgulayarak, bu ilaçların bir takviye ürünü değil; insülin direnci, kalp-damar hastalıkları, karaciğer yağlanması ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıkların temelindeki hormonal düzensizlikleri gideren bir tıbbi tedavi ajanı olduğunu ifade etti. Antibiyotik veya kemoterapi gibi ciddi tedavilerde olduğu gibi, bu ilaçların da mutlaka uzman gözetiminde kullanılması gerektiğini belirten Çetin, internetten edinilen bilgilere dayanarak tedaviye başlamanın, doz ayarlaması yapmanın veya ilacı kontrolsüz temin etmenin ciddi sağlık riskleri taşıdığını ekledi.

Bu Hastalıklarınız Varsa Dikkat!

Daha önce pankreatit geçirmiş, safra taşı veya safra yolu hastalığı olan, medüller tiroit kanseri riski taşıyan ve ileri düzey mide-bağırsak sistemi rahatsızlığı bulunan kişilerde bu ilaçların kullanımı ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Ayrıca, kontrol altında olmayan kalp-damar hastalıkları, yüksek trigliserid seviyeleri, kronik alkol tüketimi ve ailede pankreas veya safra hastalığı öyküsü olan bireylerin de detaylıca değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Tedavi kararı yalnızca kiloya bakılarak değil, kişinin tüm sağlık geçmişi dikkate alınarak verilmelidir.

Tedavi Öncesi Gerekli Tetkikler

Obezite tedavisinde doğru ilaç seçimi kadar, doğru değerlendirme süreci de hayati öneme sahiptir. Tedaviye başlanmadan önce açlık kan şekeri, HbA1c, insülin direnci, kolesterol ve trigliserid düzeyleri ile karaciğer, böbrek ve tiroit fonksiyonlarının değerlendirilmesi zorunludur. Gerekli durumlarda safra kesesi ve pankreasın ultrasonografi ile incelenmesi, fark edilmemiş sağlık sorunlarının açığa çıkarılmasına yardımcı olabilir. Yapılmayan her tetkik, gözden kaçabilecek bir riski de beraberinde getirebilir.

Doz Ayarlamasını Kendiniz Yapmayın

Dr. Ferhat Çetin, “Daha fazla kullanırsam daha hızlı kilo veririm” düşüncesinin en tehlikeli hatalardan biri olduğunu belirtiyor. Bu ilaçlarda doz artışı, belirli bir plan dahilinde ve yalnızca hekim kontrolünde yapılmalıdır. Gereğinden hızlı doz artırımı, bulantı, kusma, şiddetli mide-bağırsak şikayetleri, sıvı kaybı ve tedavinin bırakılmasına neden olabilecek yan etkilere yol açabilir. Benzer şekilde, ilacın düzensiz kullanılması veya enjeksiyon günlerinin değiştirilmesi de tedavinin etkinliğini azaltabilir.

Bu Belirtilerde Acil Doktora Başvurun

Tedavi sırasında ortaya çıkan her yakınma 'normal yan etki' olarak görülmemelidir. Özellikle şiddetli ve geçmeyen karın ağrısı, sürekli kusma, sarılık, koyu renkli idrar veya yüksek ateş gibi belirtiler, pankreas veya safra yollarıyla ilgili ciddi bir sorunun işaretçisi olabilir. Bu tür belirtiler görüldüğünde, ilacı kendi kendine kullanmaya devam etmek yerine vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmak hayati önem taşır.

Tedavi Sonrası Eski Alışkanlıklara Dönmeyin!

Dr. Ferhat Çetin, zayıflama iğnesi kullanımında sıkça yapılan hatalardan birinin, tedavi bittikten sonra eski yeme ve yaşam alışkanlıklarına geri dönmek olduğunu vurguluyor. “Tedavinin tamamlanması, sürecin bittiği anlamına gelmez. Asıl amaç sadece kilo vermek değil, verilen kiloyu koruyacak sağlıklı yaşam tarzını benimsemektir. Beslenme ve fiziksel aktivite düzeni değişmezse, ilacın iştah azaltıcı etkisi ortadan kalktığında kaybedilen kilolar hızla geri alınabilir” diyen Dr. Çetin, tedavi sonrası özellikle ilk 3-6 ayda kilo, bel çevresi ve metabolik değerlerin düzenli takibinin büyük önem taşıdığını ifade etti.