Kaspersky tarafından dünya genelinde 7.200 katılımcıyla gerçekleştirilen yeni bir çalışmaya göre, Z Kuşağı yapay zekâ teknolojileriyle diğer yaş gruplarına kıyasla daha yoğun bir ilişki içinde. Gençlerin neredeyse yarısı yapay zekâyı her gün veya düzenli olarak kullanırken, dörtte birinden fazlası bu teknolojiyi bir arkadaşıyla konuşur gibi benimsiyor. Bu durum, yapay zekânın birçok Z kuşağı mensubu için günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini gösteriyor. Katılımcıların %47’si yapay zekâyı her gün veya sıkça kullandığını belirtiyor ki bu oran, tüm demografik gruplar arasında en yüksek seviyeye işaret ediyor.
Z Kuşağı'nın yapay zekâ kullanım alanları oldukça çeşitli: %56'sı bilgi edinmek, %49'u ders çalışmak, %47'si fikir üretmek ve %39'u ise iş amaçlı olarak bu teknolojiden faydalanıyor. Ancak yapay zekâ, onlar için sadece pratik bir araç olmanın ötesine geçiyor. Katılımcıların %27'si, yapay zekâyı bir arkadaş gibi kullandığını ifade ediyor. Bu oran, diğer nesillere kıyasla daha yüksek olup, yapay zekânın kullanım amacında yeni bir değişime işaret ediyor. Artık yapay zekâ, sadece belirli görevler için danışılan bir teknoloji olmaktan çıkarak, kullanıcıların sohbet etmek, duygusal destek almak veya arkadaşlık kurmak amacıyla da başvurduğu bir araca dönüşüyor. Hatta Z Kuşağı'nın %28'i, başkalarıyla paylaşmaktan çekindiği kişisel konuları yapay zekâya danışıyor. Bu durum, yapay zekânın mahrem ve duygusal açıdan destekleyici bir rol üstlenebileceği izlenimini verse de, onun bir insan olmadığı ve hatalı veya uygunsuz yanıtlar verebileceği unutulmamalıdır.
Siber Güvenlik Riskleri Göz Ardı Ediliyor
Z Kuşağı'nın dijital dünyadaki yüksek aktivitesine ve öz güvenine rağmen, birçok katılımcı yapay zekâ kullanımında karşılaşılabilecek riskleri hafife alıyor. Yapay zekâ servislerini kullanırken düzenli güvenlik önlemleri uygulayanların oranı yalnızca %42 seviyesinde kalıyor. Bu önlemler arasında, elde edilen bilgileri güvenilir kaynaklardan doğrulamak ve gizli veya hassas verileri paylaşmaktan kaçınmak yer alıyor. Geriye kalan kullanıcıların %52'si bu tür tedbirlere zaman zaman başvururken, %6'sı ise hiçbir güvenlik önlemi almıyor. Yapay zekânın eğitim, iletişim ve kişisel karar alma süreçlerine giderek daha fazla dahil olduğu düşünüldüğünde, bu güvenlik açığı kritik bir önem taşıyor. Yapay zekâ tarafından üretilen hatalı bilgiler akademik çalışmaları veya günlük tercihleri olumsuz etkileyebilirken; sohbet sırasında paylaşılan veriler kişisel belgeleri, parolaları, finansal detayları, sağlık bilgilerini veya özel mesajları içerebilir. Kaspersky Yapay Zekâ Teknolojileri Araştırma Merkezi Grup Yöneticisi Vladislav Tushkanov, genç kullanıcıların bilgileri doğrulama, kişisel verileri koruma ve aldıkları yanıtlara eleştirel yaklaşma alışkanlıklarını güçlendirmeleri gerektiğini vurguluyor. Güvenli yapay zekâ kullanımı için kullanıcıların önemli bilgileri farklı kaynaklardan doğrulaması ve parola, ödeme bilgisi gibi gizli verileri yapay zekâ servisleriyle paylaşmaktan kaçınması büyük önem taşıyor. Ayrıca Kaspersky Premium gibi kapsamlı güvenlik çözümleri ve Siber Hijyen eğitimleri, kullanıcıların dijital riskleri kavramasına ve kişisel verilerini korumasına yardımcı oluyor.




