Türkiye'nin ilk ve tek sanayi müzesi unvanına sahip Rahmi M. Koç Müzesi, dünya denizcilik mirasının gözde örneklerinden biri olan buharlı römorkör Pietro Micca'yı koleksiyonuna dahil etti. Sadece 131 yıllık geçmişiyle değil, ardındaki dokunaklı hikâyesiyle de öne çıkan bu gemi, RMK Marine'deki detaylı restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından müzenin Haliç'teki kapsamlı denizcilik bölümünde ziyaretçilere sunulacak.
1895 yılında İngiltere'nin South Shields kentinde inşa edilen Pietro Micca, günümüzde hâlâ orijinal üç genleşmeli buhar makinesiyle işlevini sürdürebilen nadir tarihi gemilerden biri olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık bir buçuk asırlık serüveninde İngiltere ve İtalya'da, açık deniz çekme işlerinden liman hizmetlerine, savaş dönemi görevlerinden çevresel gözlem faaliyetlerine kadar birçok farklı alanda kullanılmış olan bu gemi, yalnızca teknik özellikleriyle değil, taşıdığı insan hikâyeleriyle de denizcilik tarihinin yaşayan bir kanıtı olarak kabul ediliyor.
Bir Ailenin Mirası, Bir Geminin Yeniden Doğuşu
Pietro Micca'nın yolculuğu, sadece savaşlara, fırtınalara ve ekonomik değişimlere değil, aynı zamanda hayatlarını denize adamış insanların öykülerine de tanıklık etti. Bu öykünün merkezinde, römorkörle üç kuşak boyunca derin bir bağ kuran Spinelli Ailesi yer alıyor. Benito Spinelli için Pietro Micca, sıradan bir römorkörden çok daha fazlasıydı. Babası Antonio bu gemide çalışmış, ardından Benito, kardeşleri ve daha sonra kendi oğulları da aynı güvertede görev yapmıştı. Aile için Pietro Micca, sadece bir çalışma alanı değil, hayatlarının ve anılarının ayrılmaz bir parçasıydı.
1996 yılında geminin hurdaya ayrılması söz konusu olduğunda, henüz 20 yaşına gelmemiş olan Benito Spinelli'nin oğlu Gianluca Spinelli bu duruma karşı çıktı. Kardeşi Biagio ile birlikte denizcilik dergisi Yacht Digest'te yayımladığı çağrıyla Pietro Micca'nın korunmasını talep etti. Ancak ne yazık ki, bu çağrıdan sadece birkaç gün sonra Gianluca, geçirdiği bir trafik kazasında hayatını kaybetti. Genç yaşta yitirilen Gianluca'nın son arzusu ise bir mirasa dönüştü. Onun başlattığı çağrı, denizcilik tarihçilerini, meraklılarını ve gönüllüleri harekete geçirdi. Pietro Micca satın alındı, yıllar süren titiz restorasyon çalışmalarıyla yeniden canlandırıldı ve dünyanın yaşayan denizcilik miraslarının en değerli örneklerinden biri olarak koruma altına alındı.
İtalya'dan Haliç'e Uzanan Anlamlı Yolculuk
Bugün Pietro Micca, yeni bir yolculuğa çıkarak İstanbul'a ulaştı. Geminin Türkiye'ye gelişi, sadece 131 yıllık bir buharlı römorkörün yeni bir yuvaya kavuşması anlamını taşımıyor; aynı zamanda üç kuşak boyunca ona emek veren Spinelli Ailesi'nin ve Gianluca Spinelli'nin yarım kalan hayalinin yaşamasını da sembolize ediyor. Duygusal bir tesadüf eseri, Pietro Micca'nın İtalya'dan ayrıldığı yıl, onu hurdaya gitmekten kurtarmak için ilk adımı atan Gianluca Spinelli'nin 50. yaşına gireceği yıla denk geliyor. Bu yönüyle Pietro Micca'nın Haliç'e uzanan serüveni, sadece tarihi bir geminin değil, nesilden nesile aktarılan bir denizcilik mirasının geleceğe taşınmasının da güçlü bir simgesi niteliğinde. RMK Marine'de yapılacak restorasyon sürecinin ardından Pietro Micca, Rahmi M. Koç Müzesi'nin zengin denizcilik koleksiyonunun en özel parçalarından biri haline gelecek.




