Türk sinemasının korku türündeki en eski ve kült filmlerinden biri olan 1953 yapımı “Drakula İstanbul’da”, Kadıköy Belediyesi Sinematek/Sinema Evi’nin titiz restorasyon çalışmaları sayesinde yeniden gün yüzüne çıktı. Film, dünyanın en saygın restore film etkinliklerinden Il Cinema Ritrovato Festivali'nde sinemaseverlerle buluştu ve uluslararası bir gösterim programına dahil oldu. Bu kapsamda Madrid, Minneapolis ve Berlin gibi önemli şehirlerde sinemaseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.

Kadıköy Belediyesi Sinematek/Sinema Evi, daha önce de değerli yapımları restore ederek sinema dünyasına kazandırmıştı. 2023 yılında “Hakkâri’de Bir Mevsim”, 2024 yılında ise “Aysel” ve “Bataklı Damın Kızı” filmleri bu çabaların ürünüydü. Kurukahveci Mehmet Efendi’nin desteğiyle 2025 yılında hayata geçirilen üçüncü restorasyon projesi olan “Drakula İstanbul’da”, The Cleveland Institute of Art Cinematheque ile başladığı uluslararası yolculuğuna devam ediyor. Mehmet Muhtar'ın yönettiği bu unutulmaz eser, 24 ve 25 Haziran tarihlerinde Cineteca di Bologna tarafından düzenlenen Il Cinema Ritrovato Festivali'nde izleyicilerden tam not aldı.

Uluslararası Gösterim Takvimi

Bologna’daki başarılı gösterimlerin ardından “Drakula İstanbul’da”, dünya çapındaki yolculuğuna hız kesmeden devam edecek. Film, 14 Temmuz ve 14 Ağustos’ta Madrid’deki tarihi Cine Doré sinemasında, Filmoteca Española’nın yaz programı çerçevesinde iki kez gösterilecek. Ardından 22 Ekim’de Minnesota Üniversitesi’nin küratörlüğünde, Minneapolis’teki Trylon sinemasında “Arşivler Perdede” programı kapsamında bir gösterim daha gerçekleştirecek. Son olarak, 25 Ekim’de Deutsche Kinemathek’in “Film Restored” festivali bünyesinde Alman sinemaseverlerle buluşacak.

Bram Stoker’ın ünlü romanı Dracula’nın Ali Rıza Seyfi tarafından Türkçeye uyarlanan “Kazıklı Voyvoda” eserinden sinemaya aktarılan “Drakula İstanbul’da”, Ümit Deniz’in senaryosuyla 1950’lerin Türkiye’sinin sosyo-kültürel atmosferine özgün bir mizahla taşınıyor. Gösterime girdiği dönemde büyük yankı uyandıran yapım; etkileyici görselliği, benzersiz atmosferi ve sürükleyici gerilimiyle kısa sürede kült bir başyapıta dönüştü. Yönetmenliğini Mehmet Muhtar’ın üstlendiği filmin görüntü yönetmenliğini Özen Sermet yaparken, yapımcı Turgut Demirağ’ın öncülüğünde başarılı dans koreografileri ve titiz dekor-kostüm çalışmaları dikkat çekiyor. Dönemin sınırlı teknik imkânlarına rağmen, sanat yönetmeni Sohban Koloğlu tarafından hayata geçirilen zorlu görsel efektler filmin başarısında önemli rol oynadı. Başrollerde senarist Bülent Oran, Drakula karakterine hayat veren Atıf Kaptan ve Güzin rolüyle Annie Ball yer alıyor.