Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, sinaptik budama adı verilen sürecin beyin gelişimi, öğrenme mekanizmaları, çocukluk ve ergenlik dönemindeki kritik etkileri ile yaşam boyu beyin sağlığını destekleyen alışkanlıklarla ilişkisi hakkında önemli bilgiler paylaştı.
Beyin Bağlantılarının Sayısı Yerine Etkinliği Önemli
Dr. Celal Şalçini, toplumda yaygın olanın aksine, beyinde daha fazla bağlantının daha yüksek zeka anlamına gelmediğini belirtti. Şalçini'ye göre, sinaptik budama, sağlıklı beyin gelişimi için vazgeçilmez bir mekanizmadır. "İnsan beyni doğumdan sonra sayısız sinaptik bağlantı oluşturur. Ancak tüm bu bağlantıları sürdürmek mümkün değildir. Beyin, kullanılmayan veya işlevsiz bağlantıları zamanla ortadan kaldırarak daha güçlü ve verimli sinir ağları inşa eder. Bu süreç, sağlıklı beyin gelişiminin doğal ve gerekli bir parçasıdır" ifadelerini kullandı. Dr. Şalçini, beyindeki gereksiz bağlantıların elenmesinin bilgi işlemeyi hızlandırdığını, dikkatin odaklanmasını kolaylaştırdığını ve öğrenmeyi daha verimli hale getirdiğini vurguladı.
Çocukluk ve Ergenlikte Kritik Dönem
Sinaptik budamanın özellikle yaşamın ilk yıllarında ve ergenlik döneminde yoğunlaştığına dikkat çeken Dr. Şalçini, bebeklikte hızla oluşan yeni bağlantılardan, kullanılanların güçlenip kullanılmayanların elendiğini belirtti. Ergenlik döneminde ise beynin özellikle planlama, dikkat ve karar verme gibi işlevlerden sorumlu ön bölgesinin yeniden şekillendiğini aktaran Şalçini, bu nedenle çocukluk ve ergenlik deneyimlerinin beyin gelişiminde kalıcı izler bıraktığını söyledi.
Öğrenme ve Yaşam Alışkanlıklarının Etkisi
Dr. Celal Şalçini, öğrenmenin sinaptik bağlantılar üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirterek, kitap okuma, yeni bir dil öğrenme, müzikle ilgilenme, spor yapma ve sosyal etkileşimde bulunmanın beyindeki sinir ağlarını güçlendirdiğini ifade etti. Kullanılmayan bağlantıların zamanla zayıfladığını vurgulayan Şalçini, beynin yaşam boyu deneyimlere göre kendini yeniden düzenleyen dinamik bir yapıya sahip olduğunu ekledi. Uyku, beyin için bir bakım süreci olarak tanımlanırken, Dr. Şalçini, uykunun öğrenilen bilgilerin değerlendirildiği, önemli olanların pekiştirilip gereksizlerin ayıklandığı bir dönem olduğunu kaydetti. Özellikle çocuklar ve ergenler için yeterli ve kaliteli uykunun sağlıklı beyin gelişiminin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.
Dengeli beslenme ve fiziksel aktivitenin de önemine değinen Dr. Şalçini, "Omega-3 açısından zengin beslenme, düzenli egzersiz, kaliteli uyku ve zihinsel olarak aktif kalmak, beynin sağlıklı işleyişini destekleyen yaşam alışkanlıklarıdır. Bu faktörler sinir hücrelerinin iletişimini güçlendirerek bilişsel fonksiyonların korunmasına katkı sağlayabilir" açıklamasını yaptı.
Nörogelişimsel Hastalıklar ve Yaşam Boyu Değişim
Sinaptik budamadaki farklılıkların otizm spektrum bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ile şizofreni gibi bazı nörogelişimsel hastalıklarla ilişkili olabileceğini belirten Dr. Celal Şalçini, bu hastalıkların tek bir nedene bağlı olmadığını, genetik ve çevresel birçok faktörün birlikte rol oynadığını hatırlattı. Dr. Şalçini, beynin gelişiminin çocuklukla sınırlı kalmadığını, yaşam boyunca yeni bağlantılar kurabildiğini ve kullanılmayanları yeniden düzenleyebildiğini sözlerine ekleyerek, öğrenmenin yaşının olmadığını ve yeni beceriler kazanmanın, zihinsel olarak aktif kalmanın ve sosyal yaşamın içinde olmanın beyin sağlığını destekleyen önemli alışkanlıklar olduğunu dile getirdi.




